HAYATTAN HABERLER - HAYATTAN HABERLER

  • ANASAYFA
  • HABERLER
  • RÖPORTAJLAR
  • SÖYLEŞİLER
  • SAYILAR
  • İLETİŞİM
Facebook Twitter

SON SÖYLEŞİLER

  • Bir SIDNEY Hatırası
  • Bir Eczacıdan MF Analizi
  • Eczanelerde Yeni Dönem
  • Eczanelerde Vergi Planlaması
  • YBMD nasıl tespit edilir?
  • İntrakranial Anevrizma
  • Yeni Hediye Eczanesi
  • Yaşam Koçu Banu Conker Transformal Nefesi Anlatıyor
  • Fenilketonuri
  • Şaşılık Nedir? Nasıl Teşhis Konur? Tedavi Yöntemleri Nelerdir?
  • Hangimiz Engelliyiz?
  • H Vitamini Eksikliğiniz Olabilir
  • Parlak ve Canlı Saç Sahibi Olmak İster misiniz?
  • Çocuk ve Ergenlerde Diyabetes Mellitus

    Hangimiz Engelliyiz? - Doç.Dr.Orhan Şen

    07 Ağustos 2012 Salı - 09:19

    Bizler, görevimizi yapıp, hastanın öncelikle yaşamına devam etmesini sağlayan müdahaleyi yapıp, sonrasında hastanın bilincinin açılmasını,kendine gelmesini bekleriz. Hasta kendine geldiğinde organlarından birisinin travma sonrası hareket etmediğini görebilir ve bu durumda üzülüp, içine kapanabilir. Bizse, bu noktada, yakınlarından hastaya psikolojik destek beklerken, onlar hastadan daha çok üzülüp yardım edemez hale geldikleri gibi, hastanın moralinin daha da çok bozulmasını sağlayan olumsuz görüntüler sunarlar. Acil servis önündeki sözleri unuturlar ve sevinsek mi, üzülsek mi diye düşünmeye başlarlar. Gönül ister ki bunlar hiç yaşanmasın, fakat yaşam devam ettiği sürece bunlarda yaşamın bir parçası ve yaşanacak. Hangimizin başına bir kazanın gelmeyeceğini söyleyebiliriz. Elbette ki tüm tedbirleri alıp dikkatli yaşayacağız, sorumluluklarımızı bileceğiz fakat buna rağmen başımıza olumsuz bir şeyler gelebileceğini de unutmayacağız.

    Başımıza ne gelirse gelsin ‘olmasaydı daha iyi olurdu’ cümlesini kullanmakla beraber ‘bundan sonra ne yapabilirim? Nasıl başarıp mutlu olabilirim ve kendi ihtiyaçlarımı giderebilirim?’ şeklinde düşünmek yaşam felsefemiz olmalı ve etrafımızdaki insanlara bunu benimsetmeliyiz. Bu anlattıklarımı yaşamadan, günlük hayatın içerisinde hangimiz çocuğumuza yeteri kadar zaman ayırmayı, herhangi bir şeyi paylaşmayı deniyoruz. Hangimiz sevincimizi, üzüntümüzü, yaşamı sevdiklerimizle yeteri kadar paylaşabiliyoruz. Hangimiz eksik olan bir şeyleri gördüğümüzde onu spor, sanat, edebiyat gibi alanlarda hem kendimiz için hem de toplum için geliştirmeye çalışıyoruz. Zamanımızı ne kadar verimli kullanabiliyoruz? Zamanı verimli kullanmak sadece hep çalışmak mı, yoksa hem çalışmak, hem sevdiklerine zaman ayırmak hem de toplumsal sorumlulukları yerine getirecek kadar gerekli eylem ve söylemlerde bulunmak mıdır?

    Fotoğraflara baktığım zaman olumsuzluğa rağmen hayata olumlu pencereden bakan insanları, sevinçlerini, hırslarını ve paylaşımlarını görüyorum. Üstelik çocuklarına bir şeyler öğretmek ve sevinçlerini onlarla paylaşmanın zevkini görüyorum. Protez bacağını bir kenara bırakıp belki de işe ara verip basketbol oynamanın keyfini yaşayarak ‘hiçbir şey yaşamama ve sevincime engel olamaz’ sesini duyuyorum. Evet, fotoğraflara baktığımda ‘HANGİMİZ ENGELLİYİZ?’ sorusunu kendime sormaktan alamıyorum. Bu olumsuzlukları yaşamadığı halde bu fotoğraflardaki duyguyu yaşayamayanlar mı yoksa her türlü engele rağmen bu fotoğraflardaki duyguları yaşayanlar mı engelli? Bence bizi engelleyen asıl engel yüreğimizdeki ve düşüncelerimizdeki engellerdir...

Hayattan Haberler Dergisi. Tüm Hakları Saklıdır.